Diğer Yerel Videolar

Ebru

Ebru, kitre yoğunlaştırılmış su üzerine özel hazırlanmış boyalarla oluşturulan desenlerin geçirilmesiyle yapılan bir süsleme sanatıdır. Fırçalar ve boyalar özeldir. Ebru sanatının ne zaman ve hangi ülkede ortaya çıktığı bilinmemekle birlikte bu sanatın doğu ülkelerine özgü bir süsleme sanatı olduğu düşünülmektedir. Bazı İran kaynaklarında Hindistan kökenli olduğu yazılıdır. Bazı kaynaklara göre Türkistan’ın Buhara şehrinde doğmuş ve İran üzerinden Osmanlılara geçmiştir. Batı’da ebru “Türk Kağıdı” veya “mermer kağıdı” olarak adlandırılır. Ebru, geven otunun özsuyundan elde edilen kitre veya deniz yosunu bitkisi (keragin) ile koyulaştırılan suya öd katılarak suyun dibine batmayacak şekilde yapılan boyaların ve su yüzeyinde oluşan şekillerin yanı sıra “fırça” adı verilen metal uçlu bir aletle araya getirilerek, bir kağıt parçasına geçirilerek yapılır. Osmanlı döneminde başlı başına bir sanat ve iş olan ebru, 20. yüzyılın başlarına gelindiğinde unutulma noktasına gelmiştir. Bu sanatın canlanması ebru sanatında ‘çiçekli ebru’yu geliştiren büyük ressam Necmeddin Okyay sayesinde olmuştur. UNESCO tarafından 27 Kasım 2014 tarihinde Somut Olmayan Kültürel Miras olarak tanımlanmıştır.

Kebap

Kebap, meşe kömürü veya odun ateşinde mangalda pişirilen ve günümüzde fırınlarda da pişirilen et yemeklerine verilen isimdir. Doğrudan ateşin üzerinde veya susuz bir kapta pişirilir. Bu tür yemekleri yapan lokantalara kebapçı denir. Et olarak çoğunlukla koyun veya dana eti kullanılır. Orta Doğu’da ateşle yemek pişiren Hominini’nin tarihi 790.000 yıl öncesine, Orta Doğu ve Avrupa’daki tarih öncesi ocaklar, toprak fırınlar ve yanmış hayvan kemikleri ise 250.000 yıl öncesine dayanmaktadır. Girit uygarlığının Akrotiri kentinde bulunan demir tabanlar (fırın için) en az MÖ 17. yüzyıla kadar uzanıyor. Homeros, İlyada’sında şişelenmiş kavrulmuş et parçalarından bahseder. Eski Hindistan’da yazılan Mahabharata’da, bir şişede kavrulmuş büyük et parçalarından bahsedilir. Kebap kelimesi İngilizce’de şiş üzerinde pişirilen herhangi bir küçük et parçasını tanımlamak için kullanılsa da, kebap kelimesi bugün en çok Orta Çağ’da İran ve Türkiye gibi bölgelerde ortaya çıkan çeşitli et yemekleri ile ilişkilendirilmektedir. Ortadoğu gibi yerlerde kebap çok eski bir geçmişe sahip olsa da Türkler tarafından sevdirilmiştir. Türk usulü kebap şişte yapılabileceği gibi güveçte, köftede ve diğer şekillerde de yapılabilir. Kebap mutfağı, İslam’ın etkisine paralel olarak dünyaya yayılmıştır. Günümüzde Güney Asya’da yapılan kebaplar bölgenin yerel mutfağı ile harmanlanmıştır.

Hatay Genel

Hatay, Türkiye’nin en önemli antik yerleşim yerlerinden biridir. Yapılan arkeolojik araştırmalarda MÖ 100.000 ile 40.000 yılları arasına tarihlenen buluntulara ulaşılmıştır. 17.yy sonlarında Hititler ve M.Ö. 1490 yılında Mısır egemenliğine girmiştir. M.Ö. 300 yılında Antakya kurulmuş ve şehir hızla gelişmiştir. Türk ve Fransız heyetleri arasında 3 Temmuz 1938’de imzalanan anlaşma ile Hatay’da eşit sayıda Türk ve Fransız askeri gücü 5000 konuşlandırıldı. Bu sayede Hatay’ın statüsü korunmuştur. Türk Ordusu 4 Temmuz 1938’de Hatay’a girerek göreve başladı. Seçimlerle oluşan Hatay Meclisi 2 Eylül 1938’de toplanarak bağımsız Hatay Cumhuriyeti’ni ilan etti. Başkanlığa Tayfur Sökmen seçildi. Yapılan tüm müzakereler doğrultusunda Hatay Millet Meclisi, 29 Haziran 1939’da oy birliği ile alınan karar doğrultusunda il olarak Türkiye’ye katıldı.

Zeybek

Zeybek, Batı Anadolu yöresinde görülen bir halk oyunudur. Zeybek türlere ayrılır: Bir kişi tarafından veya birkaç oyuncunun bir daire içinde düzenlenmesiyle oynanır. Zeybek, halkı koruyan yiğit bir adamı temsil eder. Zeybek oynayan dansçı, ellerini başının hizasında olacak şekilde kollarını omuz hizasında açar ve bazı oyunlarda kollarını dirseklerden hafifçe büker. Yavaş hareket ederek, büyük adımlar atar. Bu dansın ayırt edici hareketlerinden biri de zaman zaman eğilip bir dizinizi yere değdirmektir. Bu zeybek türleri İzmir, Aydın, Manisa, Denizli, Muğla ve Uşak yörelerinde görülmektedir. Buna Balıkesir’in Ege kıyıları da dahil edilebilir. İç Ege illeri; Kütahya, Bursa, Afyonkarahisar, Balıkesir’in doğu kesimleri, Eskişehir ve Bilecik kaşıklı zeybek tarzının etkisi altındadır. Yine Ankara’da oynanan oyunlar kaşıklı zeybek kategorisine girmektedir. Kaşıklı zeybek oyun karakteri Sinop’a kadar uzanan Batı Karadeniz Bölgesi’ni de kapsamaktadır. Burdur’un güneyi, Isparta, Antalya, Muğla-Fethiye ve Denizli (Acıpayam civarı) Teke zeybeklerine düşer ve kıvrak ezgileri vardır. Balıkesir’in iç ve güney kesimlerinde bozuk zeybek (kasa) oyunlarına rastlanır. Zeybeklerin ortaya çıkışı ise eski şenliklerle alakalıdır. Eski Anadolu’da şarap içmek, üzüm ezmek gibi olaylar çeşitli ziyafetler, şenlikler ve danslarla kutlanır ve yüceltilirdi. Zeybek oyununda ayakların daha çok oynamasının nedeni üzüm kırma ritüelinin taklidine bağlanmaktadır. Zeybeklerin başlarına bağladıkları dantelli ve işlemeli aksesuarların bir kısmının da üzüm, asma yaprağı gibi ilgili bazı öğeleri simgelediği bilinmektedir.

Künefe

Hatay Künefesi, Türkiye’de üretilen, sınırlı sayıda peynir içeren tatlılardan biridir. Yapımında tel kadayıf, taze künefelik peynir, tereyağı ve şerbet kullanılmaktadır. Düz bir tepside iki kat kadayıf arasına künefelik peynirinin pişirilmesi ve istenilen tatlılıkta şerbet eklenmesiyle elde edilir. Tepsinin boyutu tüketilecek porsiyon sayısına bağlıdır. Ürün yaklaşık 1-2 cm kalınlığındadır. Hatay Künefesi sıcak tüketilir. Tüketimi sırasında içindeki peynirin lif çekerek esnemesi beklenir. Hatay Künefesi şekil, renk, yapı, bileşim, hazırlanış ve tüketim açısından Türkiye’de üretilen diğer peynirli tatlılardan farklılık göstermektedir. Şekli daireseldir. Diğer peynirli tatlılardan farklı olarak Hatay Künefe’nin alt ve üst yüzeyi ayrı ayrı pişirilir. Künefe piştikten sonra şerbet katılarak tatlandırılır.

Nasıl hazırlanır?

Önce künefe şerbeti hazırlanır. Şerbeti için su ve şeker bir tencereye alınarak kaynamaya bırakılır. (Şerbet dibe çökmesin diye ara sıra karıştırılır.) Şurup kaynamaya başlayınca şekerin kesilmemesi için 1 tatlı kaşığı limon suyu eklenir ve 10 15 dakika kaynatılır ve şerbet soğumaya bırakılır. Künefe için tereyağı kısık ateşte erimeye bırakılır. Eriyen tereyağı bir kenarda bekletilir. Tereyağı donduktan sonra yağın altında su olacaktır. Bu suyu kullanmayın. Hafif donmuş tereyağına 1 tatlı kaşığı pekmezi ekleyip puding kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Künefe tepsisi yoksa alüminyum veya teflon tavanın tabanı bu pekmezli yağ karışımı ile yağlanır. Kadayıf tiftiklenerek ayrılır. Daha sonra bıçakla 1 cm kalınlığında kesilerek iki parçaya bölünür. Ayırdığımız bir parça kadayıf yağlanmış tepsinin en altına aralarında boşluk kalmayacak şekilde yerleştirilir. Rendelenmiş peynir kadayıfın üzerine yayılır. Diğer kadayıfın üzeri peynirin üzerinde boşluk kalmayacak şekilde kapatılır. Kenarları düzeltilir ve başka bir tepsi veya elinizle bastırılır. Sıkıca bastırarak boşluk bırakmamaya dikkat edin. Ocakta en kısık ateşte tepsi çevrilerek pişirilir. Altının tamamen kızardığından emin olunca tepsi ters çevrilir bir tabak veya tepsiye alınır ve ikinci tepsinin içi de yağlanır ki diğer yüzü de pişsin. Alt ve üst kısım kızartılır. Böylece iki tarafı da kızartılır. Kenarından başlayarak şerbet dökülür. Antep fıstığı veya süt kreması ile servis edilir. Afiyet olsun.